28 Şubat 2011 Pazartesi

Bugünün başlıkları

Mutfakta yemek yapıyorum. Birkaç dakika boya yaptıktan sonra, koşarak yanıma geldin ve şımarık bir edayla "Anneeeee! Babamı çok öslediiiim!" dedin.
"Konuşmak ister misin babanla? Telefon edelim mi?"
"Eveeeeet!"
Az önce yaptığın danslara, ütü yapmakta olan Xu Ayi (yardımcı hanım Xu)'nin alkışları ve hen ban! (olağanüstü!) nidaları eşliğindeki kahkahaları seni iyice gaza getirmişti sanırım.
"Ama salonda konuşcam, ayi de duysun" dedin. Sanki anlayacak dedim ben de içimden ama Çince'de baba, baba olduğu için kiminle konuştuğunu anladı.
Telefon numarasını çevirdik. Ahize küçük kulağa yapıştı:
-Baba! Müsait misin? Seninle biras konuçcam da.
Mutfaktan babanın cevaplarını duyamıyorum ama konuşmanın gidişatından biraz tahminde bulunabiliyorum.
-Müsaitim babişkom, söyle.
-Nerelerdesin?
-Ofisteyim kızım, çalışıyorum.
-Neler yapıyorsun? Baba dur dur biras telefonu bırakcam.
Bu sırada sanırım, daha keyifli bir konuşma amaçlayarak koltuğa oturmak istedin, Tombiş'i de kucağına almak isterken yere düştü. Konuşma durunca ben de ne yaptığını anlamak için kafamı uzattım mutfaktan ve bu manzarayı gördüm. Hemen koşarak olaya müdahil oldum. Çünkü muhtemelen karşı tarafta babişkon bir hengamenin içindeydi. Ama senin onu araman ve böyle tatlı tatlı konuşman nedeniyle zamanı durdurmaya çalışıyordu.
-Anlat bana gününü, neler yaptın?
-Çalıştım babişkom, email programındaki sorunu çözdüm, telefonla konuştum bol bol. Sen ne yaptın?
-Hah! Tamam! Ben de anlatiyim sana günümü. Bis de oynadııık işte, sonraaaa işlerimisi yaptııık, keyfimise baktıııık, falan filan. Baba ne saman geliceksin? Geç mi geliceksin?
-Babişkom evet biraz gecikirim bugün.
-Kaç dakka sonra gelceksin?
-Saat 7.30, 8.00 gibi babişkom.
-O saman ben beklerim, seninle uyurum bu geceeee!
-Peki babişkom. Hadi görüşürüz.
-Baba dur dur! Bi şey daha sorucam sonra tamam. Bana perdeleri nasıl yapıyolar onu anlat.
-Babişkom o kadar müsait değilim. Akşam gelince anlatırım.
-Dur dur, o saman arılar çiçeklerden nasıl bal topluyo onu anlat.
-Kızım sonra anlatırım, işlerimi bitirip eve geleyim istiyorum. Anneni verir misin?
-Tamam!
Koşarak mutfağa geldin ve telefonu bana verdin. Ellerim kirli olduğu için de kulağıma tuttun ahizeyi. Bir yandan da kendi kulağını yanaştırıp sen de dinledin babanın bana söylediklerini. Baban dedi ki, o kadar müsait değilim sorduklarını anlatamadım, sen ona açıklayıver. Öyle yaptım.

Benim tatlı kızım!
Bu gece erkenden uyudun. Yarın Weihai'da Nellie'yle ikinci kez başlıyorsun. Akşamüstü Nellie'den gelen günlük programa göre, sabahları 09.00'da okulda olucaz.
Saat 11.00'de seni alıp eve getiricem. Öğlen yemeğini birlikte yiyeceğiz. Sonra oyun vs. Saat 14.45'te yeniden okulda olacağız ve 16.30'a kadar kalacaksın.
Bu program içinde hergün toplam 75 dakika bahçede oyun zamanın var. Weihai'ın bahçesi ve kum havuzu muhteşem biliyorsun.
İşallah bu bahar havalar yağışlı olmaz da bol bol oynarsın canikom.
Bu gece uyanmamanı diliyorum. Zira dün gece yine 01.30'dan 04.00'e kadar yatakla senin odan arasında mekik dokudum.
Sabaha görüşürüz annecim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder