13 Haziran 2011 Pazartesi

İki ay sonra....

Canım kızım,
Sadece iki ay olmuş ama bana sanki altı ay geçmiş gibi geldi. Yazamadığım için, içim içimi yedi. Arada unutulması yazık olacak anları, eski usül kağıda kaydettim kalemle. Geç oldu şimdi, babişkon da , sen de uyuyorsunuz, ışık açıp, arayamam. Ancak yarın geçiririm buraya. Ama arka planda yıl sonu gösterinin videosu kaydedilirken, fırsat bu fırsat iki satır yazayım dedim. Senle sohbete geldim.
Artık böyle, anne mükemmeliyetçilikten kurtarıyor kendisini. Birçok alanda başarıyor da. İşallah bu geceden başlayarak, şu yazı yazma işi için, belli ortamlara, ruh haline, derli toplu moda duyduğu ihtiyacı da koyuyor kenara.
Eğer bu bir günlükse, bir günlüğün na-mükemmelliğinde yani doğallığında olacak. Artık böööle! =))
Bu arada videonun kaydedilmesi bitti, şimdi facebook'a yüklüyorum.
Harika bir gösteriydi, video da çok güzel oldu. Montaj yapmak, araya bazı espriler katmak, geçişleri estetik biçimde ve kullandığım programın verdiği imkanlar çerçevesinde ayarlamak bana müthiş zevk veriyor. Babişkon "geç kalma, haftaiçi, sonra sen de Su d zor uyanıyorsunuz" dedi, haklı da ama ben de bitirmeden duramadım işte. Bitirince de hemen paylaşmak lazım.

Geçen hafta Cuma günü arkadaşın Joy'lara oynamaya gittin. Seni almaya okula gelirken yağmaya başlayan yağmurda, şemsiyeye rağmen öyle bir ıslanmıştım ki (donuma, ayakkabılarımın içine kadar), doğrusu Joy'lara gelmeye pek niyetli değildim. Yemek pişirmem de gerekiyordu. Sen de "gelme, beni de merak etme" deyince, hem çok hoşuma gitti, hem de biraz vicdan yaptım. Zaten okulda uzun zaman geçiriyorsun, ondan sonra yanında olacağım iki saatte de seni bıraktım diye, yemeği sabah yapmadım diye, vs vs. Ama öyle keyifli döndün ki!
İşte fotoğrafların. Joy'un annesi çekmiş.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder